Bilim ve Din

Bilim ve Din
BEYİNPOTANSİYELİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BEYİNPOTANSİYELİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2020 Perşembe

Beynimiz Duygularımızı Ve Aklımızı Nasıl Dengeliyor?

 


JNeurosci dergisinde yayınlanan, maymunlar üzerinde yapılan yeni bir bilimsel çalışmaya göre "32.nci Bölge" olarak adlandırılan beynin Anteriyor Singulat Korteks Bölgesi duygularımızı ve aklımızı dengelememize yardımcı oluyor. Beynin bu bölgesi, bilişsel ve duygusal beyin bölgelerindeki bilgiyi biraraya getirerek duygusal dengeyi sağlıyor.

Depresyon gibi olan ruh hali bozukluklarında duygusal denge ortadan kalkar. Kontrol edilemeyen negatif duygular ve ruhsal çöküntü başlar. Aslına bakılırsa, depresyonlu olan kişilerin beyinlerinde de duygusal davranışları açığa çıkaran  "25.nci Bölge" diye adlandırılan kısım aktiftir. 

Beyinde sağlıklı bir duygusal düzenin olması için Dorsolateral Prefrontal Korteks, yani DLPFC ve 25.nci Bölge, yani Singulat Korteks'in devamlı  iletişim halinde olması gereklidir. Bu bölgeler birbirleriyle zayıf iletişimde bulunurlarsa, başka bir bölge aracı olarak araya girer.

Araştırmada; primat maymunlarda 25.nci Bölge, DLPFC ve araya giren aracı 32.nci Bölge arasındaki bağlantıları görüntülemek için çiftyönlü nöron izleyicileri kullanıldı. DLPFC, en güçlü inhibitör (engelleyici) nöronların bulunduğu 32.nci Bölge'nin en derin katmanlarına bağlandı. 32. Bölge, 25.nci Bölge'nin güçlü aktivite düzenleyicisi olarak onun her katmanına bağlanabiliyor. 

Sağlıklı beyinlerde, 32.nci Bölge'ye gönderilen DLPFC sinyalleri 25.nci Bölge'deki aktiviteyi dengelemek içindir. Bu durum duygusal dengenin oluşumuna müsaade eder. Fakat depresyon ânındaki DLPFC'nin sessizliği, 25.nci Bölge'deki aktivitenin çok olmasına ve kontrol dışı duygusal süreçlere  neden olur.

Çeviren: Esin Tezer
https://www.sciencedaily.com/releases/2020/09/200928133155.htm’den çevrilmiştir.

21 Mayıs 2015 Perşembe

Deepak Chopra ve Rudolph Tanzi ile "SÜPER BEYİN" üzerine bir röportaj




"SÜPER BEYİN" kitabının yazarları; sağlık, mutluluk ve manevi gelişimi başarma anahtarı olan beyninizi nasıl kullanacağınızı açıklayan "SÜPER BEYİN" üzerine konuşuyorlar...

Beyniniz  olağanüstü biçimde iyileşebilir ve sürekli olarak kendini yeniden şekillendirebilir. Beyninizle kurduğunuz yeni ilişkiyle hayatınızı değiştirebilirsiniz. "SÜPER BEYİN" de, Deepak Chopra ve Rudolph Tanzi, insan evriminde sıçramayı tasavvur eden büyüleyici bir seyahata kılavuzluk ediyorlar.

Deepak Chopra ve Rudolph Tanzi ile bir röportaj

Soru: "Süper beyni" nasıl tanımlarsınız?

Cevap: O şu andaki, ama kapasitesi en yüksek seviyeye gelmiş olan beyninizdir. Beyni herkes her an kullanır, fakat onu bilinçsiz bir şekilde kullanır. Beyni yeniden şekillendirmemiz gereken gücün farkında olmadan onu geri planda mahvederiz. Gücünüzü uygulamaya başladığınızda "taban çizgisindeki beyin" diye adlandırdığımız her gün kullandığınız beyin, "Süper beyin" yönüne doğru ilerlemeye başlar.

Soru: Beyni yeniden şekillendirme de nedir? Biraz daha açık konuşur musunuz?

Cevap: Bu, kendi düşüncelerinin ve duygularının daha fazla farkında olmak ve beyninin idaresini ele geçirmede daha aktif olmak manasına geliyor. Her birimiz beyinle bağlantılı  dört rolü oynarız: Beyni idare ederiz, ona ilham veririz, keşfederiz ve onu kullanırız. Pek çok insan beyinlerini aktif olarak kullanmaz. Onlar duygularının ve düşüncelerinin hayatlarını kontrol altında tutmasına pasif  bir şekilde izin verirler. Ya da beyinlerini, ona fazla ilham veya yöneticilik vermeden kullanırlar. Beyinlerini kullanmak için yeni yöntemleri keşfetmezler; veyahut da her günkü aynı rutine ve tekrar eden düşüncelere ayak uydururlar. Fakat eğer tüm bu dört role hükmederseniz, kendi "Süper beyninizi" oluşturursunuz! Uzun lafın kısası kendi duygularınızın ve düşüncelerinizin aktif gözlemleyicisi olduğunuzda, beyninizin kullanıcısı haline gelirsiniz. "Süper beyniniz size hizmet eder, siz ona değil!"

Soru: "Süper beyni" oluşturmak için olan bu gücü nasıl keşfettiniz?

Cevap: Direkt olarak nöro-bilimdeki buluşlardan keşfettik. Modern beyin-tarama teknolojisi, her kişinin tamamen kendine özgü bir beyni şekillendirdiğini gözler önüne serdi. Diğer çalışmalar da arzu ettiğiniz dünyanızı oluşturmadaki zihin gücünüzle yeniden şekillenebilen beynin hayret verici yenileyici yeteneğini kanıtladı! Bunu bilerek şu soru ortaya çıktı: Neden bilinçli tercihinizi kullanıp, istediğiniz beyni yaratmak için bilincinizi kullanmıyorsunuz?

Soru: Pratik prensip derken neyi kastediyorsunuz?

Cevap: Kitapta buna pek çok işaret ettiğimiz nokta var, fakat en çabuk yanıt verebileceğimiz şu: Tüm deneyimler beyniniz için ya pozitiftir ya da negatiftir. Eğer pozitif olanların kapasitesini en yüksek seviyeye getirirseniz, beyninizi istediğiniz dünya için şekillendirirsiniz!

Soru: Beyin için olan "pozitif yaşam stiliyle" ilgili birkaç örnek verebilir misiniz?

Cevap: Biz bunu "içsel çalışma" ve "dışsal çalışma" diye ikiye ayırıyoruz. "Dışsal çalışma" diyet, egzersiz, stres yönetimi, sosyal meşguliyet, zihni harekete geçirme ve iyi bir uykuyu içine alıyor. Bu çok bilinen bir tavsiye, fakat bunu beyin için belirledik. "İçsel çalışma" ise daha da önemli ve önemi şimdiye kadar çok az anlaşıldı!

Soru: "İçsel çalışmayı" tarif edebilir misiniz?

Cevap: Beyin sürekli işlemden geçiren ve realitenizi oluşturan dinamik bir sistemdir. Eğer beyninizin başarılı olduğu tüm şeyleri dengelerseniz, beyniniz çok iyi çalışır. Beyin; adapte olabilme, esnek, yaratıcı ve akıllı olabilmede başarılıdır. Fakat o, rolünü oynama ve onda var olmada da başarılıdır. Eğer mümkünse her günkü dengeli bir yaşam onun ihtiyacını karşılar. Böylelikle, beynin her fonksiyonu canlanır ve zenginleşir.

Soru: "Çalışmanın" pek çok insana biraz fazla geleceğini düşünmüyor musunuz?

Cevap: "Çalışma" dediğimizde, kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeyi kastediyoruz. Eğer ömür boyu sürecek olan iyi sağlığı, sağlam bir hafızayı, azalmış bir Alzheimer riskini ve içinizdeki potansiyelinizi iyi kullanmaktan doğan memnuniyeti istiyorsanız, beyniniz bunların hepsinde merkezi rolü oynar. Beyin, "kullan veya kaybet" atasözünü uygular. "Çalışma" aslında epey  basittir fakat sürekliliği gerektirir. Bir kişinin basitçe seçmesi gereken şey, beyninin ona getirdiği düşüncelerin ve duyguların gözlemcisi olmak ve onun için en uygun olan pozitif ve yapıcı dünyayı oluşturmaktır.

Soru: "Süper beyin", bizi gelecekte nereye götürecek?

Cevap: "Süper beynin" insan beyninin bir sonraki evrimsel sıçraması olduğuna inanıyoruz. İnsanlara akıl yürütme, ileriyi planlama, sevme, sevecenlik ve empatiyi hissetme, dünyaya anlam yükleme yeteneğini veren yüksek zekasal beyin olan neo-korteks sonuncu sıçrayıştı. Şimdi onun üzerine ekleme yapabiliriz. Seçim anahtardır, çünkü insanlar gelişmeyi seçebilen,  kaderlerini şekillendirebilen tek varlıklardır. Daha da fazlası, gerçek benliğimizi gözlemlememizi, üzerinde bir an durup düşünmemizi ve beyinlerimizin yaşamak istediği dünyayı yaratmaya  olanak sağlayan  "öz-farkındalık" hediyesi bizlere verildi. Bizim için, "Süper beyin" gelecektir ve o şimdi başlıyor! 

http://crownpublishing.com/feature/interview-with-deepak-chopra-and-rudolph-tanzi-on-super-brain/#.VVnWHpMyGTQ'den çevrilmiştir.

Çeviren: Esin Tezer