Bilim ve Din

Bilim ve Din
KALPNÖRONLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KALPNÖRONLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2017 Cuma

KALBİNİZDEKİ BEYİN



Oxford Üniversitesi'nde profesör olan Dr. David Paterson, beynin iki bölgesi ve kalp üzerine çalışmalar yaptı. Çalışması, duyguların kaynağının yalnızca beyin olmadığını ispatladı. Aslına bakılırsa, duyguları oluşturmada kalbiniz ve beyniniz birlikte çalışıyorlar. 

Kalbiniz beyninizdekilere benzer şekilde nöronlara sahip, kalbiniz ve beyniniz birbiriyle yakından bağlantılı ve ortaklaşa biçimde  duyguları yaratıyorlar. Bu, 'Kalpler ve Zihinler' adlı  filmde şöyle açıklanıyor:
“Kalbiniz, sempatik sinirler aracılığıyla beyninizden gelen sinyalleri aldığında daha hızlı atmaya başlar. Ve sinyalleri parasempatik (otonom) sinirler aracılığıyla aldığında ise yavaşlar.“

Bu, kalbin basitçe beynin emirlerini uyguladığı fikrini destekler gibi gözükse de; gerçek bundan daha karmaşıktır. Çünkü kalbiniz karmaşık bir ağı oluşturan, çoğunlukla sağ karıncık yüzeyinde yerleşik binlerce özelleşmiş nöronu da kapsamaktadır. Yaradılış olarak neden oraya yerleşmişlerdir acaba? 

Nöronlar beyninizin düşünceleri oluşturmasına izin veren şeylerdir. Öyleyse, kalbinizin sağ karıncığında ne arıyorlar? Kalbinizdeki nöronlarla ilgili pek çok şey henüz bilinmese de, bir şey kesin; o da kalbinizdeki "beynin" kafanızdaki beyinle ileri geri iletişim kurmasıdır. Bu, iki yönlü bir yoldur.

Dr. Mercola
Çeviren: Esin Tezer
https://wakeup-world.com/2016/08/13/modern-research-reveals-your-heart-does-have-a-mind-of-its-own/

10 Aralık 2015 Perşembe

İkinci beyniniz kalp nöronlarınızda



Kalpteki "küçük beyin"

Kanada, Montreal'den nörolojist Dr. Andrew Amour;  kalpte küçük fakat karmaşık bir şekilde organize olmuş komplike nöronlar topluluğunu keşfetti. Kalbin sinir sistemi; beyinle iletişim kuran, "duyusal aksonlar" olarak da adlandırılan yaklaşık 40,000 nöronu kapsıyor. Dr. Amour, bunu "Kalpteki küçük beyin" olarak adlandırıyor. Hafızanın dağılımsal bir işlem olduğu yıllardır biliniyor. Hafızayı bir nörona veya beyindeki nöronlara yerleştiremezsiniz. Hafızanın kendisi sinir sistemi aracılığıyla yayılır. Öyleyse, bunu neden beyinde yapmasın?

DURUMLAR


Aşağıdaki durumlar kalp nakli yapılan hastalarda gerçekleşen durumlara işaret etmektedir. Sadece birkaç durumda yeni ve sıra dışı bir olay meydana gelmiştir. Kalp nakli yapılan hastalar donörlerinin beğendiklerini ve beğenmediklerini benimsemiş görünmektedirler.

Nazik olan, yumuşak sesle konuşan, hiç alkol kullanmayan ve futboldan nefret eden bir kadına bisiklet kazasında ölen donörden kalp nakli yapıldı. Ve kadın agresif, bira içen bir futbol fanına dönüştü!
Tembel, televizyon bağımlısı bir erkeğe tehlikeli sahneler dublörü olan donörden kalp nakli yapıldı. Televizyon bağımlısı olan erkek, açıklanamayacak bir şekilde ortada hiç bir neden yokken gerçek bir sporcu olana dek fanatik şekilde spor yapmaya başladı!
47 yaşındaki beyaz ırk bir adama 17 yaşındaki siyahi Amerikalı bir gençten kalp takıldı. Alıcı yeni keşfettiği klasik müzik aşkına hayret etti! Daha sonra keşfettiği şey ise, donörün klasik müziği sevdiği ve keman çaldığı, keman kutusu göğsüne yaslı halde hareket halindeki bir araçta vurularak öldürülmüş olmasıydı!
Zorla yazı yazabilen bir adamın ise aniden şiir yazmaya karşı yeteneği oluştu!

En hayret verici şekilde...

10 yaşında öldürülmüş olan bir kızın kalbi 8 yaşındaki bir kıza takıldı. Kalp takılan kız, donörünü öldüren  adamla ilgili kabuslar görmeye başladı. Rüyalar o kadar sarsıcıydı ki, bir psikiyatristten yardım almaya başladı! Rüya gören kızın katil imajları o kadar belirgindi ki, psikiyatrist ve kızın annesi bunları polise bildirdi. Küçük kızdan alınan en detaylı ve korkunç  hatıralarla  polis katili yakalamaya yeterli kanıtı elde etti, onu cezalandırdı, katili tecavüz ve kasten adam öldürme suçuna mahkum etti.

Olası açıklamalar

Doktorlar şimdi organ alıcılarının  "hücresel hafıza" olarak da bilinen donörlerin hatıraları ve duygularını neden barındırdığını açıklamaya çalışıyorlar. Bir avuç bilim adamı bu konuya inanmazken ve bu garip olayı ameliyat-sonrası stresi veya organa karşı reaksiyon veren ilaçlara bağlasa da; hücresel hafızanın donörden alıcıya nakledildiğine inanan, sayıları gitgide artan uzmanlar da var.

Esrarlı hiç bir şey yok, sadece bilim var

Diğer tıp uzmanlarının  başka açıklamaları da var, fakat hepsi de bunun gizeme değil bilime dayandığına katılıyorlar. Bilimin ise daha gelişmiş bir açıklamaya ihtiyacı var. Profesör Paul Pearsall ve Gary Schwartz bir  araya geldiler.
Profesör Gary Schwartz, "Öğrenme, geribildirim mekanizmalarını içerir. Örneğin beynin nasıl öğrendiği hakkında konuştuğumuz zaman, beyinde "nöral ağlar" adını verdiğimiz şey hakkında konuşuruz. Nöral ağın işleme şeklinin nöronların çıktısının nöronların girdisine geribildirim yapması olduğu ortaya çıkmıştır. Ve, bu işlem defalarca tekrar eder. Geribildirim var olduğu sürece nöronlar öğrenecektir. Eğer geribildirimi keserseniz, nöronlarda öğrenme olmaz" dedi.

Zekâ sadece beyinde değil

Georgetown Üniversitesi'nde farmakolog olan Dr. Candace Pert; zihnin sadece beyinde değil, tüm vücutta var olduğuna inanıyor. Bu üniversite, bu garip nakil deneyimlerini açıklayabilir. Pert; "Zihin ve beden "peptitler" adı verilen kimyasallar aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar. Bu peptitler beyinde bulundukları gibi mide, kaslar ve tüm ana organlarda da bulunurlar. Hafızanın peptit/reseptör ağında her yere erişebileceğine inanıyorum. Örneğin, gıdayla ilgili hafıza pankreas veya karaciğerle bağlantılı olabilir ve böyle bağlantılar bir insandan diğer insana nakil olabilirler" şeklinde konuştu.

Geribildirim hafızası

Pert sözlerine şöyle devam etti: "Olası sonuç, nöronların öğrenme olması için geribildirimi  önemli bulmasıdır. Dolayısıyla, geribildirime sahip olan herhangi bir sistem öğrenecektir. Basket topunu basket filesine atmayı hatasız olup olmadığımız hakkında geribildirim olması için öğreniriz. Hatasız olup olmadığımız hakkındaki geribildirimi alarak konuşmayı öğreniriz.  Bu nedenle; ağdaki geribildirim mekanizmasına sahip olan herhangi bir sistem, herhangi bir hücre topluluğu da  nöronların öğrendiği şekilde öğrenecektir. Bu, geribildirim hafızası olarak adlandırılır." 

http://hubpages.com/education/your-second-brain-is-in-your-heart'dan alıntı yapılarak çevrilmiştir.
Çeviren: Esin Tezer