Amerika Birleşik Devletleri, Kaliforniya eyaleti San Francisco şehrindeki Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCSF) küçük ve başlangıç niteliğinde yapılan bir çalışma; aşırı işlenmiş gıdaları daha az yemenin depresyon belirtilerini azaltmaya yardımcı olduğunu güçlü bir şekilde kanıtladı.
JAMA Psikiyatri dergisinde 23 Eylül 2026’da yayınlanan çalışma, Amerikan Ulusal Sağlık
Enstitüsü tarafından finanse edildi. Araştırmacılar, bu araştırmanın aynı
katılımcılar üzerinde aşırı işlenmiş gıda kullandıkları zamanki ve sağlıklı
diyet uyguladıkları zamanki depresyon belirtilerini karşılaştıran ilk araştırma
olduğuna inanıyorlar.
Pilot çalışma
sadece 20 kişiyi kapsadı fakat çalışmanın uzman yazarı Kaliforniya
Üniversitesi’nde Psikiyatri, Davranışsal Bilimler ve Nöroloji bölümlerinde “Ray
ve Dagmar Dolby Saygın Profesörü” unvanına sahip Dr. Andrew Krystal konuyla
ilgili şunları söyledi: "Bu araştırmayı, daha büyük ölçeklisini denemek
için başarılı buluyoruz.”
Depresyon Belirtileri Büyük Diyet
Değişiminden Sonra Daha İyi Hale Geldiler
Araştırmaya
katılan katılımcılar günlük diyetlerinde kullandıkları aşırı işlenmiş gıdaların
yüzde 85’ini kestiler. Bunu yaptıktan sonra, depresyonun üç farklı ölçümünde
orta dereceli ila büyük dereceli ilerleme gösterdiler. Endişe puanları da
ölçülü bir şekilde iyi hale geldi.
Aşırı işlenmiş
gıdalar; paketlenmiş atıştırmalıklar, hazır yemekler, şekerli içecekler ve
diğer endüstriyel imal edilmiş gıdalar gibi ürünleri kapsamaktaydı. Bu ürünler;
koruyucular, yapay renklendirmeler, lezzet arttırıcılar ve emülgatörler gibi
içeriklere sahipti.
San
Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesi’nde Psikiyatri ve Davranışsal Bilimler
bölümünde Yardımcı Profesör olan, yazışmadan sorumlu yazar Dr. Nyasha
Chagwedera ise konuyla ilgili şöyle konuştu: "Diyetimizdeki aşırı işlenmiş
gıdayı azaltmak zorlayıcı olabilir, çünkü o gıda son derece damak tadına uygun,
ucuz ve pratik gıdadır. Aşırı işlenmiş gıda zevk verici hormon olan, şiddetli
isteği arttıran Dopamin’i tetikler. Gıda şirketleri sizin daha da fazla yemek isteyeceğiniz
doğru miktardaki şeker, tuz ve yağı bulmak için bilim insanlarıyla
çalışıyorlar."
Bağırsak-Beyin Bağlantısını Test Etme
Araştırmaya
katılan katılımcılar ortalama 44 yaşındaydı ve yüzde 70’i bayandı. Katılımcılardan
14’ünde depresyonla beraber endişe de vardı. Araştırmadaki herkes yüksek Vücut
Kitle İndeksi’ne (BMI) sahipti ve hipertansiyon, şeker (diyabet) veya yüksek Düşük
Dansiteli Lipoprotein Kolesterol (LDL
Kolesterol) gibi en azından bir metabolik hastalığa sahipti.
Araştırmacılar,
katılımcıları iki gruba ayırdılar. Birinci grup her zamanki diyetine dört hafta
boyunca devam etti, ikinci grup ise aşırı işlenmiş gıdalardan çok az yağlı
diyete geçti. Katılımcılar kendi yiyeceklerini kendileri seçtiler ve araştırma
grubunun onay verdiği gıdaları aldılar. Dört hafta sonra gruplar yine
diyetlerini değiştirdiler.
San
Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesi’nin Metabolik ve Zihinsel Sağlık
Programı’nın kurucusu olan Dr.Chagwedera, sözlerini şöyle tamamladı: ”Aşırı
işlenmiş gıdalar ve depresyon arasındaki bağlantıyı benim tabirimle “Sızdıran, dengesi bozulmuş bir bağırsağın
yaptıkları” olarak açıklamak mümkün. Bu fikre göre, aşırı işlenmiş gıdalar
bağırsağın koruyucu astarına zarar verebilir!” Bu bağırsak zararı da ya
depresyona yol açarak veyahut da insanları daha kırılgan yaparak vücutta düşük
kaliteli, kronik iltihaplanmayı oluşturabilir. Bir başka deyişle, çöp
gıdanın işlem süreci beyninizi dalgalandırarak bağırsağınıza zarar verebilir.”
Daha Büyük Depresyon Denemesi
Planlanıyor
Çalışma küçük
olduğu için, bulguları hâlâ başlangıç niteliğinde. Araştırmacılar şimdi
araştırmayı daha büyük bir grupla yapmayı planlıyorlar, ikinci araştırma için
olan kayıt devresi 2028’de başlayacak.
https://www.sciencedaily.com/releases/2026/09/260930225448.htm’den
çevrilmiştir.
Çeviren:
Esin Tezer
