Bilim ve Din

Bilim ve Din

6 Kasım 2026 Cuma

Bilim “CENNET” Kavramını Açıklayabilir mi?

 

Bilimin “CENNET” hakkındaki süregelen inancımızı da dâhil, her şeyi açıklayacağına inanan insanlar var. Buradaki tez ise çok basit: “CENNET”, gerçek bir mekân değildir veya hatta bir süreç veya süper doğaüstü bir olay da değildir. O, öldüğünüz vakit beyninizde oluşan bir şeydir.

Bu fikirle ilk kez “CENNET: Ahiret Yaşamına Süregelen Yoğun İlgimiz” adlı yeni kitabıma araştırma yaparken karşılaştım. Babası yazar olan arkadaşım James Dickey ve iş arkadaşım olan Christopher Dickey’le öğlen yemeği yiyorduk. Christopher bana babasının en yakın arkadaşlarıyla birlikte yüzme havuzunda oturup sohbet ettikleri bir Cennet hayaline sahip olduğunu söyledi. Chris, “CENNET” hakkında bildiğini düşündüğümüz her şeyin ölümden çok kısa bir süre önce meydana geldiğine inanıyordu.  

İngiliz Bilim Dergisi The Lancet’te 2000 yılında yayınlanan bir makaleye göre, Ölüme Yakın Deneyim’e (NDE) sahip insanların yüzde 9 ila 18’i de böyle bir deneyime sahipti. Ve Ölüme Yakın Deneyim anketleri de detaylarda çok benzerlikler gösteriyorlardı. Ölüme Yakın Deneyim’e sahip olan insanlar tünel, ışık, çıkış kapısı veya bir kapı, bedenden dışarı çıkma hissi, tanıdıkları veya adını duydukları insanlarla buluşma, kendilerini Tanrı’nın huzurunda bulma ve daha sonra da geri dönme, değişim gibi bazı dini hayalleri de tarif ettiler.

Andrew Newberg, meditasyon yaparken coşkulu deneyimler yaşayan dindar insanların (rahibelerin ve rahiplerin) beyin taramalarının üzerinde yaptığı araştırmalarla ünlenen Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Pennsylvania Üniversitesi’nin Radyoloji Bölümü’nde Yrd. Doçent Dr’dur. Dr. Newberg, “Tünel” ve “Işık” olaylarının kolayca açıklanabileceğine inanmaktadır. Newberg’ün varsayımına göre, görme keskinliğiniz kayboldukça ilk olarak Periferik bölgeleri (Tıp dilinde merkez dışındaki uç organ ve dokuları) yitirirsiniz. Dr. Newberg şöyle konuştu: "Bu yüzden tünel hissine kapılırsınız. Parlak bir ışık görürseniz, bu görsel sistemin en nihayetinde kapanmasının merkezi kısmı olabilir.”

Dr.Newberg, bir sonraki vurguladığı senaryonun varsayım olduğunu ileri sürdü. İnsanlar öldükleri zaman, genellikle birbirine zıt olarak çalışan beynin iki kısmı da işbirliği içinde çalışırlar. Bedendeki neredeyse her organa yayılan ve Omurilik aracılığıyla sinirler ve nöronlar ağına akan Sempatik Sinir Sistemi uyarılma ve heyecandan sorumludur. Bu sistem, sizi harekete geçirir. Sempatik Sistemin etrafını saran Parasempatik Sistem ise sizi sakinleştirir ve yeniler. Yaşamda, bir sistemi harekete geçirmek diğer sistemi kapatmaya yönlendirir. Sempatik Sinir Sistemi, bir araba anayolda önünüzü kestiğinde devreye girer. Parasempatik Sistem ise siz uykuya daldığınızda devrededir. Ama bu gizemli deneyimleri bildiren insanların beyinlerinde ve belki de ölümde, her iki sistem de tamamen devreye giriyor. Bir sistem kişiye yavaşlama ve bedensizlik hissini verirken; diğer sistem de önemli insanların hatıraları ve geçmiş olaylar da dâhil her şeyi canlı bir biçimde kişiye gösteriyor.  

Çeviren: Esin Tezer

https://www.newsweek.com/can-science-explain-concept-heaven-69641’den alıntı yapılarak çevrilmiştir.