Bilim ve Din

Bilim ve Din
KALPSAĞLIĞI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KALPSAĞLIĞI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2024 Pazar

Yeni Bir Araştırma Kalp Şekli Ve Kardiyovasküler Hastalık Arasında Bir İlişki Olduğunu İspatladı

 


İkiden fazla ulusa ait bir araştırma, kalbin şeklinin kısmen genetik tarafından etkilendiğini ve kardiyovasküler hastalıkların riskini tahmin etmeye yardım ettiğini gözler önüne serdi.

Birleşik Krallık Londra’daki Queen Mary Üniversitesi, King’s College, Zaragoza Üniversitesi ve London College Üniversitesi ve de İspanya Coruna Complexo Hospitalario Üniversitesi’ndeki araştırmacılar; ilk önce 3 boyutlu gelişmiş imajlama ve makina öğrenme tekniğini kullanarak, kalbin sol ve sağ karıncıklarının genetik temelini incelediler.

İlk yapılan araştırma öncelikli olarak kalbin büyüklüğü, hacmi ve belirli boşlukları üzerine odaklandı.

Ekip; her iki kapakçığın üzerinde de çalışarak kalbin şeklinin daha karmaşık, çok boyutlu özelliklerini yakaladı.

Bu yeni kalp şeklini keşfetme yaklaşımı, kalple ilişkili yeni genlerin keşfine ve kardiyovasküler hastalığın kalp şekliyle bağlantılı olan biyolojik yollarını daha iyi bir şekilde anlamaya yardımcı oldu.

Kardiyovasküler hastalık, Birleşik Krallık’ta ve dünyada başlıca ölüm sebeplerinden bir tanesidir.

Bu çalışmanın bulguları, kalp hastalıkları riskinin nasıl geliştiğini değiştirebilir.

Kalp şekliyle bağlantılı olan genetik bilgi, kliniksel ayarlarda erken potansiyeli ve kişiye özel değerlendirmeyi sunarak kalp hastalığı riski skorunu verebilir.

Araştırmanın eş yazarı ve Queen Mary Üniversitesi’nde Moleküler Tıp Profesörü olan Patricia B. Munroe, konuyla ilgili şunları söyledi: "Bu çalışma, kalp hastalığı riski hakkında ne düşündüğümüz konusunda bizlere yeni bir bilgi verdi. Uzun zamandır kalbin büyüklüğü ve hacminin önemli olduğunu biliyorduk fakat şeklini inceleyerek genetik riskler konusunda yeni anlayışları ortaya çıkardık. Bu keşif, klinik tedavi uzmanlarına hastalığı önceden ve daha doğrulukla tahmin etme konusunda değerli ilave destek programlarını sağlayabilir."

Ekip; kapakçıkların 3 boyutlu modellerini yaratmak için Birleşik Krallık Biobank’teki 40,000’den fazla kişinin kardiyovasküler emar görüntülerini, büyük biyomedikal veritabanı ve araştırma kaynağından yarım milyon İngiliz katılımcının genetik ve sağlık bilgisini kullandı.  

Araştırmacılar, istatiksel analiz aracılığıyla kalp şeklindeki ana farklılıkları tanımlamak için 11 kalp boyutunu belirledi.

Sonrasındaki genetik analiz, insan genomundaki farklı kalp şekilleriyle ilişkili 45 belirli bölgeyi keşfetti.

Bu bölgelerin 14’ü daha önce kalp özelliklerini etkilediği bilinmemekteydi.

https://www.sciencedaily.com/releases/2024/11/241114125445.htm ‘den alıntı yapılarak çevrilmiştir.

Çeviren: Esin Tezer          

28 Haziran 2016 Salı

ŞÜKREDEN İNSANLARIN KALPLERİ DAHA SAĞLIKLI OLUYOR



"Allah'a şükreden bir kul olmayayım mı?" Rasulullah Efendimiz (sav)

Amerikan Psikoloji Birliği'nin yayınladığı bir araştırmaya göre, hayatta sahip olduğumuz şeyler için şükretmek; asemptomatik (herhangi bir belirti ve bulgu göstermeyen) kalp rahatsızlığı olan kişilerin zihinsel ve fiziksel sağlığına iyi geliyor.   

San Diego'daki Kaliforniya Üniversitesi'nde Aile Tıbbı ve Halk Sağlığı profesörü olan, önde gelen yazar Paul J. Mills; “Şükreden hastaların daha iyi ruh haline sahip olduklarını, daha iyi uyuduklarını, kalp sağlığıyla bağlantılı olarak da kalplerinin daha az yorgun olduğunu, daha az seviyede iltihaba neden olan biyo-işaretleyicilere sahip olduğunu keşfettik” dedi. Araştırma,  Spirituality in Clinical Practice® (Klinik Uygulamalarda Maneviyatın Yeri) dergisinde yayınlandı.

Şükür, yaşamınızın pozitif yönlerini takdir etmektir. Bu şükür duygusu bir evcil hayvan için de olabilir, bir kişi için de olabilir, Tanrı'ya şükretmemiz de olabilir. Bu duygu, maneviyatla da bağlantılıdır; çünkü daha önce yapılan bir araştırma, maneviyata bağlı  olan insanların fiziksel sağlıkları da dahil kendilerini daha iyi hissettiklerini ortaya çıkarmıştır. Mills ve onun çalışma arkadaşları, hem maneviyatın hem de şükür duygusunun hastalardaki olası sağlık işaretleyicileri üzerindeki rolünü incelediler. 

Araştırmacılar, standart uygulanan psikolojik testleri uygulayarak şükür ve manevi huzur puanlarını saptadılar. Daha sonra da onları şiddetli  duygusal çöküntü semptomu, uyuma kalitesi, yorgunluk, sorunlarla başa çıkabilme ve iltihaplı işaretleyiciler puanlarıyla karşılaştırdılar. Daha iyi ruh haliyle, daha iyi uykuyla, sorunlarla daha iyi başa çıkabilmeyle ve daha az iltihaplanmayla; kısacası ŞÜKÜR ve maneviyatın daha yüksek puan almakta olduğunu keşfettiler! İltihaplanma, çoğu zaman kalp yetmezliğini daha kötü bir hale getirir. 

Araştırmacıları bulgular hakkında şoke eden şey, şükürün ruhsal huzura tamamen ya da kısmen katkıda bulunmasıydı!

Paul J. Mills, konuyla ilgili olarak “Ruhsal huzurun daha iyi ruh hali ve uykuyla ilişkili olduğunu biliyorduk fakat bunları sağlayan şey ise maneviyatın şükür bakış açısıydı, sadece maneviyat değil," şeklinde konuştu.

Araştırmacılar bulgularını daha da fazla test etmek için, bazı hastaların sekiz hafta süre zarfında hafta boyunca şükrettikleri 3 şeyi kağıda yazmalarını istedi. Her iki grup da o zaman zarfı boyunca düzenli olarak klinik bakıma devam etti.

Mills, “Sekiz hafta boyunca şükür yazıları yazan hastaların yazı yazarlarken kalp hızı değişkenliği de dahil, bir çok önemli iltihaplanma biyo-işaretleyicilerinin dolaşım seviyelerinde azalmalar olduğunu keşfettik. Gelişmiş kalp atış değişkenliği, azalmış kardiyak riski olarak kabul edilir. Daha fazla şükür dolu olan kalp daha sağlıklı bir kalptir ve o şükür yazısı da kardiyak sağlığını desteklemenin kolay bir yoluydu" dedi.  

Bu yazı http://www.apa.org/news/press/releases/2015/04/grateful-heart.aspx'dn alıntı yapılarak çevrilmiştir.
Çeviren: Esin Tezer