Bilim ve Din

Bilim ve Din

28 Şubat 2026 Cumartesi

İnsanlara Yardım Etmek Beyninizi Nasıl Etkiliyor? Araştırma, Sosyal Desteğin Nörobiyolojik Etkilerini Kanıtladı

 

İhtiyaç sahibi olan insanlara “hedeflenmiş” sosyal desteği sağlamak; Amerikan Psikiyatri Birliği’nin Biyo-Davranışsal Tıp adlı dergisinde yayınlanan bir araştırmada bildirilene göre, beynin ebeveyn bakımıyla ilişkili olan bölgelerini aktif hale getiriyor. Bu da, araştırmacıların sosyal bağlantıların sağlık üzerine olan pozitif etkilerini anlamalarına yardımcı oldu.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Pittsburgh Üniversitesi’nden Dr. Tristen K. Inagaki ve üniversite öğrencisi Lauren P. Ross’un yaptığı yeni bir araştırma, bağış yapmak gibi “hedeflenmemiş” bir destekle, ihtiyaç sahibi olan insanlara yapılan direkt “hedeflenmiş” desteğin aynı nörobiyolojik etkilere sahip olmadığını ispatladı. Araştırmacılar, konuyla ilgili şunları yazdı: "Sonuçlarımız, hedeflenmiş desteği vermenin özgün yararlarını vurgulamış oldu ve sosyal desteği vermenin sağlığa iyi geldiğini gösteren nöral yolları gözler önüne sermiş oldu.”  

Araştırma, Sosyal Desteği Vermenin Sağlığa İyi Geldiğini Gösteren “Nöral Yolu” Gösterdi

Yeni araştırma, hedeflenmiş desteği vermenin özgün bir şekilde faydalı olduğunun ek ispatını da sundu. Hem hedeflenmiş hem de hedeflenmemiş destek, beynin artan Septal Bölge’yle ilişkili olan aktivitesiydi. Bağış yapmanın verdiği “hoş duygu” teorisini de destekliyordu. Başkalarına direkt veya dolaylı yoldan kendimizi iyi hissettirdiği için yardım ederiz. *Septal Bölge; beynin gri madde yapısını oluşturan bölgedir. Bu bölge, beynin Hipokampüs bölgesiyle de bağlantılıdır.*

Çalışmanın yazarları Dr. Inagaki ve Ross konuyla ilgili son olarak şunları yazdı: “Artan Septal Bölge aktivasyonu ve azalan Amigdala aktivitesi arasındaki bağ; ihtiyacı olduğunu bildiğimiz insanlara vermek gibi sosyal desteği vermenin hedeflenmiş biçimlerinde sağlığı etkilediğini, bununla ilgili bir nöral ağın bulunduğunu ispatlamış oldu.

https://www.sciencedaily.com/releases/2018/08/180830125128.htm’den alıntı yapılarak çevrilmiştir.

Çeviren: Esin Tezer


31 Ocak 2026 Cumartesi

Yeni Yapılan Bir Araştırma, Gülümsemenin Yüzlerde Mutluluk İfadesini Görmenin Sırrı Olduğunu Gözler Önüne Serdi

 


İngiltere‘deki Essex Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, bir salise gülümsemenin bile ifadesiz yüzlerde dahi mutluluk görülmesine neden olduğunu gözler önüne serdi!

Essex Üniversitesi, Psikoloji Bölümü’ndeki Dr. Sebastian Korb tarafından yürütülen çalışma; çok kısa süreli bir gülümsemenin dahi yüzlerin daha neşeli gözükmesine neden olduğunu ispatladı.

Elektriksel uyarı kullanılarak yüzlerde gülümseme yaratan ve fotoğraflara ilham veren bu öncü deney ilk kez Charles Darwin tarafından gerçekleştirilmiş, ünlendirilmiştir.

Acı vermeyen elektrik akımını almış, ayarlanmış yüz kasları kısa ve kontrol edilemez gülümseme yaratıyorlardı. Bu da, ilk kez yüz elektriksel uyarısının duygusal algılamayı etkilediğini kanıtlıyordu. 

Dr. Korb, araştırmanın Depresyon veya Parkinson ve Otizm gibi yüz ifadesini etkileyen rahatsızlıklar için tedaviler geliştirmeye yardımcı olacağını umuyor.

Dr. Korb, konuyla ilgili şunları söyledi: "Yüz kaslarının kontrol altına alınmış kısa süreli ve zayıf aktivasyonunun nötür veya biraz üzgün duran bir yüzde mutluluk yanılsamasını yaratabilmesi gerçekten de çığır açan bir bulgudur.”

Araştırma ekibi bilgisayarları kullanarak gülümsemelerin başlangıcını milisaniye keskinliğiyle kontrol altına alabildi.

Bu Essex Üniversitesi’nde yapılan çalışmaya 47 kişi katıldı. Çalışma, Social Cognitive and Affective Neuroscience (Sosyal Kognitif ve Etkili Nörobilim) adlı bilim dergisinde yayınlandı.

Katılımcılara dijital avatarlar gösterildi ve mutlu veya üzgün gözüküp gözükmedikleri soruldu. Denemelerin yarısında yüzde gülümseyen yüz kasları aktif hale getirildi.

500 salise (8.33 saniye) için üretilen zayıf bir gülümseme bile mutluluk algısını tetiklemek için yeterliydi!

Çeviren: Esin Tezer

https://www.sciencedaily.com/releases/2024/02/240220144340.htm’den alıntı yapılarak çevrilmiştir. 


8 Ocak 2026 Perşembe

Japon Bilim İnsanları Laboratuvarda İnsan Beyninin Devrelerini Üretti

 

Japonya’daki bir araştırma ekibi (Nagoya Üniversitesi) “Assembloid” adı verilen, çok bölgeli minik beyin bölgeleri modellerini kullanarak laboratuvarda başarılı bir şekilde temel insan beyni nöral devrelerini yarattı. Bu yapılar, birden fazla etkiye sahip olabilen (Pluripotent) uyarılmış kök hücrelerden yetiştirildi ve insan beyninin farklı bölgelerinin nasıl bağlantı ve iletişim kurduğunu taklit etmek için tasarlandı. Bilim insanları, bu sistemi kullanarak Talamus’un insan beyninin Serebral Korteks’inin içerisindeki özelleşmiş nöral devrelerin şekillenmesinde temel rol oynadığını ispat ettiler.  Çalışma, Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi Bildirileri dergisinde yayınlandı (7 Ocak 2026).

Kortikal Nöral Devreler Neden Önem Taşımaktadır?

Serebral Korteks, birbirleriyle ve diğer beyin bölgeleriyle etkili bir şekilde iletişim kurması gereken birçok farklı nöron türünü içerir. Bu bağlantılar; algılama, düşünme ve biliş de dâhil olmak üzere temel beyin fonksiyonları için hayati öneme sahiptir. Otizm Spektrum Bozukluğu (ASD) gibi nöro-gelişimsel rahatsızlıkları olan kişilerde, bu kortikal devreler genellikle anormal şekilde gelişir veya işlev görür. Bu nedenle, sinir devrelerinin nasıl oluştuğunu ve olgunlaştığını anlamak, bu bozuklukların biyolojik kökenlerini ortaya çıkarmak ve yeni tedavileri geliştirmek için kritik bir öneme sahiptir.

Talamus Ve Beyin Bağlantılarındaki Rolü

Kemirgenler üzerinde yapılan daha önceki araştırma, Talamus’un korteksteki nöral devreleri organize etmede önemli rol oynadığını kanıtlamıştır. Bununla beraber, insan beyninde devre oluşumu sırasında Talamus ve Korteks’in nasıl etkileşimde bulunduğu büyük ölçüde bilinmemektedir. Bu süreci insanlarda doğrudan incelemek, beyin dokusu elde etmedeki etik ve teknik sınırlamalar nedeniyle zordur. Bilim insanları, bu zorluklarla başa çıkabilmek için gerçek organlara benzeyen kök hücrelerden yetiştirilen üç boyutlu yapılar olan “Organoidler”e yöneldiler.

Beyin Rahatsızlıklarını Araştırmak İçin Yeni Bir Alet

Assembloid’leri kullanarak başarılı bir şekilde insan beyni nöral devrelerini yaratan araştırmacılar; insan beyni devrelerinin nasıl oluştuklarını, nasıl fonksiyon gösterdiklerini ve diğer hücre tipleri arasında nasıl farklı oldukları üzerinde çalışmak için yeni güçlü bir platform kurdular.

https://www.sciencedaily.com/releases/2026/01/260106224630.htm’den alıntı yapılarak çevrilmiştir.

Çeviren: Esin Tezer