Bilim ve Din

Bilim ve Din
happiness etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
happiness etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2026 Cumartesi

Yeni Yapılan Bir Araştırma, Gülümsemenin Yüzlerde Mutluluk İfadesini Görmenin Sırrı Olduğunu Gözler Önüne Serdi

 


İngiltere‘deki Essex Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, bir salise gülümsemenin bile ifadesiz yüzlerde dahi mutluluk görülmesine neden olduğunu gözler önüne serdi!

Essex Üniversitesi, Psikoloji Bölümü’ndeki Dr. Sebastian Korb tarafından yürütülen çalışma; çok kısa süreli bir gülümsemenin dahi yüzlerin daha neşeli gözükmesine neden olduğunu ispatladı.

Elektriksel uyarı kullanılarak yüzlerde gülümseme yaratan ve fotoğraflara ilham veren bu öncü deney ilk kez Charles Darwin tarafından gerçekleştirilmiş, ünlendirilmiştir.

Acı vermeyen elektrik akımını almış, ayarlanmış yüz kasları kısa ve kontrol edilemez gülümseme yaratıyorlardı. Bu da, ilk kez yüz elektriksel uyarısının duygusal algılamayı etkilediğini kanıtlıyordu. 

Dr. Korb, araştırmanın Depresyon veya Parkinson ve Otizm gibi yüz ifadesini etkileyen rahatsızlıklar için tedaviler geliştirmeye yardımcı olacağını umuyor.

Dr. Korb, konuyla ilgili şunları söyledi: "Yüz kaslarının kontrol altına alınmış kısa süreli ve zayıf aktivasyonunun nötür veya biraz üzgün duran bir yüzde mutluluk yanılsamasını yaratabilmesi gerçekten de çığır açan bir bulgudur.”

Araştırma ekibi bilgisayarları kullanarak gülümsemelerin başlangıcını milisaniye keskinliğiyle kontrol altına alabildi.

Bu Essex Üniversitesi’nde yapılan çalışmaya 47 kişi katıldı. Çalışma, Social Cognitive and Affective Neuroscience (Sosyal Kognitif ve Etkili Nörobilim) adlı bilim dergisinde yayınlandı.

Katılımcılara dijital avatarlar gösterildi ve mutlu veya üzgün gözüküp gözükmedikleri soruldu. Denemelerin yarısında yüzde gülümseyen yüz kasları aktif hale getirildi.

500 salise (8.33 saniye) için üretilen zayıf bir gülümseme bile mutluluk algısını tetiklemek için yeterliydi!

Çeviren: Esin Tezer

https://www.sciencedaily.com/releases/2024/02/240220144340.htm’den alıntı yapılarak çevrilmiştir. 


19 Nisan 2024 Cuma

Sağlık Ve Mutluluk Birbirine Bağlıdır

 


İyi bir sağlık ve mutlu bir hayat görüşü eşit derecede değerlidir ama birbirinden bağımsız hedefler gözükebilir. Fakat giderek artan araştırmalar, mutlu bir hayat görüşünün fiziksel sağlık için güçlü bir etkiye sahip olduğunu kanıtlıyor…

Psikolojik Bilim (Psychological Science) dergisinde yeni yayınlanan araştırmaya göre, hem internet üzerinden yapılan hem de kişisel psikolojik müdahaleyle yapılan programların fiziksel sağlık bildirimlerinde pozitif etkilere sahip olduğu ispatlandı. Her iki program da eşit derecede etkiliydi.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Georgetown Üniversitesi’nde Psikoloji Bölümü’nde Profesör olan ve araştırmanın tezinin yazarlarından biri olan Kostadin Kushlev, konuyla ilgili şunları söyledi: “Daha önceden yapılmış çalışmalar, mutlu insanların daha az mutlu insanlara nazaran daha iyi bir kardiyovasküler sağlığa sahip olduğunu ve daha iyi bağışıklık sistemi tepkileri vermeye eğilimli olduğunu ispatladı. Araştırmamız; özellikle kişisel sağlığı arttırmak için tasarlanan yöntemlerin, genel olarak sağlıklı olan yetişkinlerin bile psikolojik sağlığının arttırılmasının fiziksel sağlığa yararlı olduğunu kanıtlayan ilk rastgele denetimli deneylerden oluştu."

Araştırmada, yaşları 25 ila 75 arasındaki bir grup 155 yetişkin rastgele ya bekleme listesinde kontrol durumunda kaldılar ya da “Öz Benlik”, “Deneyimsel Benlik” ve “Sosyal Benlik” diye adlandırılan üç farklı mutluluk kaynağına yöneltilen 12 haftalık pozitif psikolojik müdahale programına atandılar.

Kushlev sözlerini şöyle tamamladı: "Tüm aktiviteler, öznel sağlığı arttırmak için kanıta dayalı destek programıydı.”

Mutlu Bir Gelecek

Psikolojik müdahale programına katılan katılımcılar 12 haftalık kurs boyunca öznel sağlık seviyelerinin arttığını bildirdi.

https://www.sciencedaily.com/releases/2020/07/200722170142.htm’den alıntı yapılarak çevrilmiştir.

Çeviren: Esin Tezer

5 Temmuz 2023 Çarşamba

Siz Gülümsediğinizde, Dünya da Size Gülümser

 

Güney Avustralya Üniversitesi’nde yapılan çığır açan bir araştırma, sadece yüz kaslarınızı hareket ettirerek yaptığınız gülümsemenin zihninizi daha pozitif olmak için kandırdığını doğruluyor!

Deneysel Psikoloji (Experimental Psychology) dergisinde yayınlanan araştırma, içten gülümsemenin yüz ve vücut ifadelerindeki algısının etkisini değerlendirdi. Denekler üzerinde yapılan her iki deneyde, katılımcılardan dişlerinin arasına bir tükenmez kalemi yerleştirmeleri ve tıpkı gülümsemedeki gibi yüz kaslarını zorlayarak gülümsermiş gibi yapmaları istendi.

Araştırma; yüz kas aktivitesinin yüz ifadelerini tanımakla kalmayıp, vücut ifadelerini de tanıdığını ve daha da pozitif duygular meydana getirdiğini keşfetti.

Güney Avustralya Üniversitesi’nde önde gelen araştırmacı, insan ve yapay bilişsellik uzmanı olan Dr. Fernando Marmolejo-Ramos, bu bulgunun zihinsel sağlık için önemli iç görüler taşıdığın söyledi. Dr. Ramos, sözlerine şöyle devam etti: “Eğer kaslarınız size mutlu olduğunuzu söylüyorsa, etrafınızdaki dünyayı daha pozitif bir şekilde görmeniz mümkün. Araştırmamızda zorla gülümsemeye çalışıldığında beynin duygusal merkezi olan, sinir taşıyıcılarını (nörotransmitter’ları) salgılayıp beynin duygusal olarak pozitif hale gelmesini teşvik eden Amigdala’nın uyarıldığını keşfettik. Bunun zihinsel sağlıkla ilginç bir bağlantısı var: Eğer beyni uyarıcıyı ‘mutluluk’ olarak algılaması için kandırabilirsek, o zaman bu mekanizmayı zihinsel sağlığın artması için potansiyel olarak kullanabiliriz.”

Dr Marmolejo-Ramos, hareket ve algı arasında güçlü bir bağ olduğunu söyledi. Dr. Ramos, sözlerini şöyle tamamladı: "Özetle, görsel ve motor sistemler; biz duygusal olarak uyarıyı işlemden geçirirken birbirinin içine geçiyorlar. ‘Sen onu gerçekleştirene kadar o şey sahtedir’ yaklaşımı, beklediğimizden daha da iyi çıktı.”  

https://www.sciencedaily.com/releases/2020/08/200813123608.htm’den alıntı yapılarak çevrilmiştir.

Çeviren: Esin Tezer


11 Ağustos 2022 Perşembe

Kalp Çakrası İle İlgili Bilmeniz Gereken Her Şey

 

“Kalp Çakra’sı”; ya da Sanskritçe’deki adıyla “Anahata Çakra” vücudun kalp bölgesinde, omurganın tam merkezinde yerleşiktir. Bu çakra; kişinin güven, korkusuzluk, huzur, cömertlik, şükür ve hayatla bağlantı duygularını idare ettiği gibi değişim ve dönüşüm, sağlıklı insan ilişkileri, ilişkilerde derinlik, duygusal kontrol ve kişinin kendini sevmesini (Özsevgi’yi) de idare eder.

Basitçe söylememiz gerekirse, Kalp Çakrası hava elementindendir ve anahtar sözcüğü (Mantra’sı) “Seni Seviyorum”dur.

Kalp Çakrası özeldir çünkü 7 çakranın 4.cüsüdür; enerji merkezleri olan çakraların tam orta noktasındadır, bir bakıma fiziksel ve manevi çakraların birleştiricisidir. Kalp Çakrası, dünya ve ruh arasındaki köprü işlevini de görür.

Kalp Çakrası Bloke Olduğunda Veya Enerjisi Dengede Değilse Ne Olur?

Kalp Çakrasının enerjisi dengede değilse, şunlar meydana gelir: Kişi katı kalpli, kalbi kırık, mutsuz, yalnız, kendini güvende hissetmeyen, kolayca kırılan veya kendine gösterilen sevgiyi hissetmeyen biri olur. 

Genel olarak egzersiz yapmak, kendinize duyduğunuz sevginin bilincinde olmanızı geliştirmede önemli rol oynar. Bedenlerimiz bizlere bahşedilmiş olan en değerli hediyedir ve onlara ne kadar fazla saygı duymayı, bakmayı öğrenirsek kalp çakralarımız da o kadar sağlıklı olurlar. Kalp çakrasının farkındalığı için yeşil kıyafetler giymemiz iyi bir fikirdir.

Kalp Çakrası, hava elementinden olduğu için temiz hava almak da kalp çakrasını aktif hale getirir. Açık alan olan ve temiz havalı yerlerde olmak kalp çakrası için çok faydalıdır. Eğer ağacın ve yeşilin bol olduğu ortamlarda bulunursanız, bu sizin için fevkalade olur!

Yeşil renkli mücevher taşları ve kristaller çoğunlukla bu çakrayla bağlantılıdırlar. Amazon taşı gibi taşlar kalbinizi açarlar ve içinizi rahatlatan enerjiyi dışarı taşırlar. Ama pembe kristal taşlar da bu çakrayla ilişkilidirler. Pembe Kuarz taşı da bu çakrayı tedavi eden kristal taşlardan biridir çünkü kendini ve başkalarını sevmeyi ifade eder. Kalp Çakrasını açan diğer kristal taşlar da Zümrüt, Malakit ve Peridot’dur.  

Eğer her şeyi yaparken kalbimizle bağlantı halinde olup, onu sevgiyle yaparsak; dünya ve dünya üzerindeki insanlar çok daha iyi hale geleceklerdir…

https://www.bemytravelmuse.com/heart-chakra/’den derlenip çevrilmiştir.

Çeviren: Esin Tezer