Bilim ve Din

Bilim ve Din
dhikr etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dhikr etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2026 Cumartesi

Yeni Yapılan Bir Araştırmaya Göre, Beyniniz 90’lı Yaşlarda da Kendini Geliştirmeye Devam Edebilir

 


19 ila 94 yaş arasındaki 4,000’e yakın yetişkin üzerinde 3 yıl boyunca yapılan bir araştırma, beyin sağlığının genel inanışın aksine yaşlandıkça azaldığını değil; tam tersi her yaşta gelişebileceğini kanıtladı. Katılımcılar her gün birkaç dakika boyunca beyin geliştirme aktivitelerine zaman ayırdılar ve araştırmacılar net düşünme, duygusal iyilik hali ve belli bir amaca sahip olma da dâhil beyin sağlığının özelliklerinde gelişme kaydedildiğini ispatladılar.

Amerika Birleşik Devletleri, Dallas’taki Teksas Üniversitesi’nin Beyin Sağlığı Merkezi’nde 3 yıl boyunca yeni bir araştırma yapan araştırmacılar, yaşlanmanın otomatik olarak zihinsel keskinliği kaybetme manasına gelmediğini ileri sürdüler. Bulgular, bunun aksine beyin sağlığı ve algılama yeteneklerinin tüm yaşam boyunca gelişmeye devam edebileceğine işaret etti.

Nature dergisinin Bilimsel Raporları’nda 13 Haziran 2026’da yayınlanan araştırma, insanların ömürleri boyunca beyin sağlıklarını nasıl güçlendirebileceklerini ve nasıl en iyi hale getirebileceklerini daha iyi anlamak için 2020 yılında Beyin Sağlığı Merkezi tarafından başlatılan Beyin Sağlığı Projesi’nden gelen veriye dayanarak yayınlandı.

Araştırmacılar 19 ila 94 yaş arası 3,966 yetişkini izlediler. Bu grup, Beyin Sağlığı Projesi katılımcılarının yaklaşık beşte birlik bir kısmını temsil etti. Katılımcılar, üç yıl boyunca günde 5 ila 15 dakika gerektiren kısa eğitim aktivitelerini tamamladılar.

Beyin Sağlığı İndeksi, Zamanla Olan Değişimlerin İzini Sürdü

Bu Bilimsel Raporlar çalışmasının Beyin Sağlığı Merkezi Kliniksel Araştırma Direktörü ve araştırmanın yazarı, Davranışsal ve Beyin Bilimleri Okulu’nda Ek Asistan Profesör de olan Lori Cook, bulguların yaşlanma ve algılama hakkındaki yaygın varsayımlara meydan okuduğunu söyledi. Cook, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Her beyin, bir parmak izi gibi kendine özgüdür ve gelişim için potansiyele sahiptir. Bu çalışma, beyin sağlığının her yaşta proaktif olarak işlenmiş olabileceğini ispatlayarak beynin yaygın kaçınılmaz algılama azalması anlatımına itirazda bulundu.”

Beyin Gelişimi Tüm Yaşlarda Görüldü

Araştırmacılara göre, pozitif olan değişimler 80’li yaşlardaki katılımcılarda gözlemlendi. Bu da beyin sağlığını geliştirmek için yapılan gayretlerin hastalık belirtileri veya hastalık daha belirmeden uzun zaman önce bile faydalı olduğunu ve daha sonraki yaşlarda da etkili kalabileceğini gösterdi.

Çeviren: Esin Tezer

https://www.sciencedaily.com/releases/2026/06/260613034222.htm’den alıntı yapılarak çevrilmiştir.

13 Ekim 2024 Pazar

İki Lisan Bilme Beyni Daha Etkin Hale Getiriyor, Bilhassa Genç Yaşta Öğrenildiğinde

 

Nöroplastisite; beynin kendi içinde bağlantılar kurma, etrafındaki çevreye adapte olma yeteneğidir. Beyin; çocuklukta çok esnektir, lisan gibi bir uyarı reaksiyonu olarak yeni bağlantı yollarını oluşturur.

Daha önce yapılan araştırma ikinci öğrenilen lisanın dikkati pozitif bir şekilde arttırdığını, sağlıklı yaşlanmayı ve hatta beyin hasarından sonra iyileşmeyi bile sağladığını ispatladı.

Kanada’daki McGill Üniversitesi (Montreal Nörolojik Enstitü-Hastanesi), Ottawa Üniversitesi ve İspanya’daki Zaragoza Üniversitesi; kavramanın iki lisandaki rolünü detaylandırdılar, beyin bölgeleri arasında artan iletişim etkinliğini kanıtladılar.

Bilim adamları; ya Fransızca, ya İngilizce veyahut da iki dili de konuşan 151 katılımcıyı işe aldılar ve onların ikinci lisanı öğrenme yaşını kaydettiler.

Araştırmada, katılımcıların beyinleri daha önce yapılan araştırmalardaki gibi belirli bölgeler üzerine odaklanılarak değil; tüm beyin aktiviteleri beyinlerinin dinlenme halleri fonksiyonel manyetik rezonans imajlamayla  (fMRI) kayıt edilip tarandı.  

fMRI taramaları, iki lisan bilen katılımcıların tek lisan bilen katılımcılara nazaran beyin bölgeleri arasında bağlantının arttığını ve bunun bilhassa genç yaşta öğrenenlerde daha fazla olduğunu gözler önüne serdi.

Bu etki, bilhassa beyindeki Serebellum ve Sol Frontal Korteks bölgeleri arasında kuvvetliydi. Araştırmanın sonuçları; beyin bölgelerinin ayrı şekilde çalışmadığını, fakat diğer insanları anlamak ve lisanı konuşmak için iletişim halinde olduklarını gösteren daha önce yapılan araştırmalara örnek teşkil etti.

Araştırma, tüm beyin etkinliğinin bilişsel performansa da yardımcı olduğunu da kanıtladı.

Bu en yeni yapılan araştırma; iki lisan bilmenin etrafımızdaki dünyayı düşünmede, iletişim kurmada ve deneyimlemede nasıl etkilediğini gözler önüne serdi.

https://www.sciencedaily.com/releases/2024/10/241010142538.htm ‘den alıntı yapılarak çevrilmiştir.

Çeviren: Esin Tezer

10 Aralık 2022 Cumartesi

Yetişkin Beyninde Bol Miktarda “Sessiz Sinapslar” Var

 

“Beyin doğum anından sonra, dışarıdan gelen ışın etkileri ile yeni hücre gruplarını devreye sokamaz. Ancak beyindeki devreye girmemiş kapasite ilelebed âtıl durmak için var edilmiştir demek değildir bu! Beynin ilk anda açılmamış hücre gruplarının bazı çalışmalar ile devreye girmesi, kapasite genişlemesi, yeni kabiliyetlerin elde edilmesi mümkündür! Zikir dediğimiz “Allâh”a ait bir mânânın beyindeki tekrarı olayı nedir? “Allâh” kelimesinin beyinde hatırlanması demek; bu kelimenin mânâsını oluşturan hücre grupları arasında bir biyoelektiriğin akışı demektir.” Ahmed Hulusi İnsan ve Sırları-1

Nöronlar arasındaki olgunlaşmamış bağlantılar olan hücreler, yeni anıların oluşturulması için yardıma çağrılana kadar pasif duruyor. Şimdiye kadar sessiz sinapsların sadece gelişimin erken dönemlerinde var oldukları ve bu esnada beynin, hayatın erken dönemlerinde maruz kalınan yeni bilgileri öğrenmesine yardım ettikleri düşünülüyormuş. Fakat Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT’de) yapılan yeni çalışma, yetişkin farelerde beyin korteksindeki tüm sinapsların yaklaşık yüzde 30’unun sessiz olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmacılar; bu sessiz sinapsların mevcudiyetinin, yetişkin beyinlerinin niçin devamlı yeni anılar oluşturabildiğini ve mevcut geleneksel sinapsların düzenlenmesine gerek kalmadan yeni şeyler öğrenebildiğini açıklamaya yardımcı olabileceğini düşünüyor.

MIT’de yüksek lisans öğrencisi ve yeni çalışmanın başyazarı olan Dimitra Vardalaki, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Bu sessiz sinapslar yeni bağlantılar arıyor. Yeni ve önemli bilgiler sunulduğunda ise ilişkili nöronlar arasındaki bağlantılar güçleniyor. Bu sayede beyin, değiştirmenin daha zor olduğu olgun sinapslarda depolanan önemli anıların üzerine yazmadan yeni anılar oluşturabiliyor.”

Hayret Verici Bir Keşif

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Columbia Üniversitesi’nde teorik nörobilim araştırmacıları Stefano Fusi ve Larry Abbott da nöronların beyinlerimizin yeni şeyleri nasıl öğrendiğini ve onları uzun süreli hafızada nasıl sakladığını açıklamak için çok miktarda farklı türde esneklik (plastisite) mekanizmasını sergilediğini ileri sürdü. Bu senaryoya göre, yeni hatıraları oluşturabilmek için sinapsların bazılarının var olması veya kolayca değiştirilmesi gerekiyor. Diğer bazı sinapslar da uzun süreli hatıraları saklamak için daha sabit kalmalı.

"Esnek Ve Güçlü"

Araştırmacılar, bulguların Abbott ve Fusi tarafından ileri sürülen teoriyi desteklediğini, yetişkin beyninin yeni hatıralar oluşturabilecek yüksek seviyede esnek sinapslara sahip olduğunu belirtiyor.

https://www.sciencedaily.com/releases/2022/11/221130114452.htm’den alıntı yapılarak çevrilmiştir.

Çeviren: Esin Tezer